| |
Almanların
amacı Kafkasya ve Orta Asya petrol
kaynaklarını, madenlerini kendi çıkarı
için kullanmaktı..... Sovyet üniformasıyla
esir düşen Müslümanlar, şimdi Alman
tarafında savaşmaya zorlanıyordu.....
II.
Dünya Savaşı'na girmeyen genç Türkiye
Cumhuriyeti, şimdiye kadar hem Sovyetler, hem de Naziler tarafından
aldatılan ve korkunç şekillerde katledilen Türkleri
kurtarmak için
elçilerini Kırım'a
yollamıştı.....
Tüm
bu gerçekler, ve II. Dünya
Savaşı'nın kanlı sayfaları arasında yitip giden hayatlar "Gamalı
Haç ile Kızıl Yıldız Arasında" belgeselinin bu
akşamki bölümünde ortaya
çıkıyor. O dönemin kostüm, dekor
ve mekanının birebir hazırlanmasıyla oluşturulan sahneler ve
bu olayları birebir yaşamış Cengiz Dağcı'nın 'Korkunç
Yıllar' adlı romanından yapılan canlandırmalar belgeseli daha da ilgi
çekici hale getiriyor. Belgeselin beşinci
bölümü 20 Şubat
Pazartesi günü saat 22.30'da TRT-2'de
sizlerle.....
AŞİR MELEK-KIRIM TATARI -Sizin
anlayacağınız ben size şunu söyleyeyim. Biz kaldık iki taşın
arasında.
Ne komünizm bize bir şey yaptı ne faşizm. Şimdi hangisine
hizmet
edeceğiz. Affedersin yukarı tükürsen bıyık,aşağı
tükürsen sakal veyahut
kabahat bizde.
.
| |
ROLPH
KELLER-ALMAN ARAŞTIRMACI Sovyetler
Birliği'nde
bulunan pek
çok farklı millet Sovyet yönetiminden zarar
görmüş, çoğu yerinden
yurdundan edilmişti... Bu da Almanlarla ortak olan bir
yönleriydi.
Dolayısıyla Almanlarla işbirliğini kabul ettiler. Aslında
çoğu,
Nazilerin prensiplerini benimsememişlerdi. Onlar sadece, savaştan sonra
özgür ve bağımsız bir ülkeye
dönmeyi umuyorlardı. SÜLEYMAN
TEKİNER-AZERİ -Peki bu
birliklerin
içindekiler gerçekten
gönüllü müydü? -Yok
canım, ne münasebet. Kimisi açlıktan, kimisi başka
çare yok -Yani zorla? -Ölmemek
için. Zorla denmez ama çünkü
öyle bir şart var, şartlar öyleydi ki
zorlamaya lüzum yoktu. Herkes bir lokma ekmek alabilmek
için oraya
giriyorlardı. Dr. PATRİK VON ZUR
MÜHLEN-ALMAN ARAŞTIRMACI Esir
kampındaki pek çok esir de oluşturulan bu taburlarda yer
almak için
gönüllü olarak başvurdular. Onları bu askeri
birliklerde yer almaya
iten en önemli nedenlerden biri de, esir kamplarındaki o ağır
yaşam
şartlarıydı. Oralarda açlık, hastalık ve soğuk hava
şartlarıyla
mücadele ediyorlardı. Yüz binlerce esir beslenme
yetersizliğinden,
soğuktan ve tifo gibi hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. HABİBULLAH
ARSLAN-KIRIM Fakat
bu sefer doğrudan doğruya Alman elbisesi giydirdiler.
Gönüllü de
değildik, nasıl gönüllü olalım? Ne
için çarpıştığımızı da bilmiyorduk. |
|